Bir kaç gündür ruhen canım sıkılıyor, bunun sebebine gelince insan ilişkilerinde benim marjinal olarak yafta yemem. Öyle ruhum sıkılıyor ki bazı görüşlerim ters geliyormuş insanlara ve sürekli alttan giydirmeleri falan. Hep eyvallah dedim bu güne kadar olaya 2-3 noktadan bakınca belki de onlar haklıdır gibisinden ses çıkarmadım ama yeter artık demenin vakti geldi sanırım.Diyorum nesnel açıdan güdülmekten bıkmadınız mı veya doğru olduğu kanısına nasıl varıyorsunuz. Yok o illa öyle olur menfaatçi olmazsan bir şeylerin yalakası olmazsan yapamazsın devam ettirmen için bir çarka dahil olman lazım. Eyvallah siz güdülenmiş olabilirsiniz ama gelmiyor içimden bir bokun parçası olmak bir şeylerin himayesi altına girmek, ve bir düşünürün sözleri aklıma geliyor tam olarak aklımda olmasa da olduğu kadarıyla nitelemeye çalışacağım, Şöyle bir şeyler.
“Beni tanıyan veya dokunan insanlardan nefret ediyorum böylece evrensel anlamda insanlığa duyduğum sevgi daha da artıyor..”
Bu söz beni derinden etkiliyor.. hatta her daim kulaklarımda benimsemiş de olabilirim.
Ve bir söz daha geliyor beynimin kıvılcımlarından fışkıran “Nefret başarısızlığa uğramış sevgidir” diyor. Diğer düşünür.
Doğru diyorum çok doğru sizi seviyorum ama nefret ettirmekte üstünüze yok insanoğlu.
Öncelikle nasıl başlasam diye düşünüyorum ama en başından başlasam iyi olacak sanırım. Nevşehir üniversite tercih sıramın 5.nci sırasında yer alıyordu.İlk yerleştirmede hep sahil boyu yazdığımda çok umutluydum ama çıkmadı ben de ki de inat değil mi ek tercihlerim de olabildiğini uzağa yazmıştım elbet kontenjan açıklığı da bu kararımda önemli etkendi. Her neyse açıklanma faslı uzun sürmedi netice de ben evde pineklerken millet ders başında falan.. tercihlerimin açıklandığı gün nevşehir de gezilecek görülecek yerler ile ilgili bir dünya döküman çıkardım. Ne yenir, ne içilir nerelere gidilir.. Baktım ki şarabı meşhur oh dedim ne güzel el yapımı ayrıca sıcak şarabı bunlara el atarız pederle ilk geldiğimiz zaman kaba bir şekilde gezmiştik. Kafamda ki planın biride o peri bacalarının içinde sabahlamaktı.. Nitekim başlıkta belirttiğim tarih’de bir deliyi daha alıp yanıma gittik ürgüp’e kafada ki plan 4 bira biraz erzak ve halk oyunlarını izleyip güzel bir yer bulmak.
Devrik cümle kullanmışımdır belki affola hayatım devrik bı başından bi kıçından anlatıyorum olayları.. neyse
Tam konser bitti derken yağmur öyle bir yağdı ki kendimizi nereye atsak bilemedik bu memleketin yadırgadığım bir yanı da çok soğuk olması annemi aradığımda kısa kolluyla yanıyorum burada diyordu ben dedim montla geziyorum. Bu ne saçma iş alışkın değil bünye tabii. o gece 3 kat giyinmeme rağmen yine de üşüyordum. her neyse attık kendimizi bir mağaraya
hafiften alkol, istediğim gerçekleşmişti bir bakıma günün yorgunluğu samimi sohbet ufak bir yağmur poşete değmesiyle oluşan yarasa , baykuş bilimum sürünen ve uçan hayvan önümüze fırlama endişesi veya korkusu, saat üç olmuştu çantamıza aldığımız poları yere serip uyuma çabaları nafile kaldı çünkü hala üşüyorduk.
Hadi kalk dedim Kadir bu böyle olmaz, gözler hafif kan çanağı, meydana ineceğiz bizim eleman camii ye girelim demez mi ben kestirip atsam da ciddi olduğunu anladım. gerçi hiç biri açık değildi. Bizim gibi ayyaş çok oralarda açık bırakırlar mı hiç sabaha kadar dolandıkbaliciler gibi ama yine de tatlı yorgunluk. 
Özellikle sabah ürgüp’e giderken o hava da dolanan balonlar.
Güzeldi güzel…
"Mutluluğum kendimde, sizde değil. Yalnızca gelgeç olduğunuz için değil ,olmadığım gibi olmamı istediğiniz için de.Mutlu olamam, değişirsem sırf sizin bencilliğinizi doyurmak için. Hoşnut da olamam eleştirdiğinizde beni, sizin gibi düşünmediğim, ya da görmediğim için. Uyumsuz diyorsunuz bana. Oysa inançlarınıza her karşı çıkışımda siz de benimkilere karşı çıkıyorsunuz. Aklınızı biçimlendirmeye çalışmıyorum, biliyorum kendinizi bulma savaşı veriyorsunuz. Bana akıl vermenizi de kabul edemem, çünkü kendimi bulma çabasındayım ben de. Saydam olduğumu söylüyorsunuz ve kolayca unutulacağımı. Öyleyse, kim olduğunuzu kanıtlamak için, yaşamımı kullanmaya kalkmanız niye?"
— Leo Buscaglia
Bir baktım ki uzun zaman olmuş tumblr’a uğramayalı;
Her neyse içimdekinlerin dışa vurum vakti geldi diye düşünüyorum..
Elim ayağım titriyor şu anda fazlasıyla stresliyim ve sanırım her zaman ki gibi katlanamıyorum şu lanet dünyaya hep isteklerim, düşlediklerimi, düşündüklerim, arzu ettiklerim olsun diye çabalıyorum ve stresime etki eden nedenlerden biri de elbet vize zamanının olması ama daraldım artık her gece aynı soruları sormaktan, güne kalkar kalkmaz küfür etmekten, elbet geçer diyorum ama nafile sorunun kökenine inmekten de sıkıldım ya millet çok sığ ya ben enteresanım.Gündelik çıkar ilişkileri, gereksiz sevgi gösterileri, sonra bakıyorum ki sen yapamadığın için mi kendini küçümsüyorsun eto diyorum kendime..
Elbet yaparsın yanıtı geliyor sonra neden yapamayasın ama ben duyguların da gerçekçiliği taraftarıyım, daha sonra içten okkalı bir küfür yankılanıyor “siktir” tuhaf normalde yani genelde küfür etmeyen adamım ama o kadar içten bir siktir çekiyorum ki sizin ahlak anlayışınızın da lanet kurallarınızında saçmalıklarınızın daaaa.
YETER….
Neyse…..
"Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar"
— Heraklitos